Modal content
×

T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

WEB SİTESİ GİZLİLİK VE ÇEREZ POLİTİKASI

Web sitemizi ziyaret edenlerin kişisel verilerini 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca işlemekte ve gizliliğini korumaktayız. Bu Web Sitesi Gizlilik ve Çerez Politikası ile ziyaretçilerin kişisel verilerinin işlenmesi, çerez politikası ve internet sitesi gizlilik ilkeleri belirlenmektedir.

Çerezler (cookies), küçük bilgileri saklayan küçük metin dosyalarıdır. Çerezler, ziyaret ettiğiniz internet siteleri tarafından, tarayıcılar aracılığıyla cihazınıza veya ağ sunucusuna depolanır. İnternet sitesi tarayıcınıza yüklendiğinde çerezler cihazınızda saklanır. Çerezler, internet sitesinin düzgün çalışmasını, daha güvenli hale getirilmesini, daha iyi kullanıcı deneyimi sunmasını sağlar. Oturum ve yerel depolama alanları da çerezlerle aynı amaç için kullanılır. İnternet sitemizde çerez bulunmamakta, oturum ve yerel depolama alanları çalışmaktadır.

Web sitemizin ziyaretçiler tarafından en verimli şekilde faydalanılması için çerezler kullanılmaktadır. Çerezler tercih edilmemesi halinde tarayıcı ayarlarından silinebilir ya da engellenebilir. Ancak bu web sitemizin performansını olumsuz etkileyebilir. Ziyaretçi tarayıcıdan çerez ayarlarını değiştirmediği sürece bu sitede çerez kullanımını kabul ettiği varsayılır.

1.Kişisel Verilerin İşlenme Amacı

Web sitemizi ziyaret etmeniz dolayısıyla elde edilen kişisel verileriniz aşağıda sıralanan amaçlarla T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından Kanun’un 5. ve 6. maddelerine uygun olarak işlenmektedir:

  • T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen ticari faaliyetlerin yürütülmesi için gerekli çalışmaların yapılması ve buna bağlı iş süreçlerinin gerçekleştirilmesi,
  • T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından sunulan ürün ve hizmetlerden ilgili kişileri faydalandırmak için gerekli çalışmaların yapılması ve ilgili iş süreçlerinin gerçekleştirilmesi,
  • T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından sunulan ürün ve hizmetlerin ilgili kişilerin beğeni, kullanım alışkanlıkları ve ihtiyaçlarına göre özelleştirilerek ilgili kişilere önerilmesi ve tanıtılması.
 
2.Kişisel Verilerin Aktarıldığı Taraflar ve Aktarım Amacı

Web sitemizi ziyaret etmeniz dolayısıyla elde edilen kişisel verileriniz, kişisel verilerinizin işlenme amaçları doğrultusunda, iş ortaklarımıza, tedarikçilerimize kanunen yetkili kamu kurumlarına ve özel kişilere Kanun’un 8. ve 9. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında aktarılabilmektedir.

3.Kişisel Verilerin Toplanma Yöntemi

Çerezler, ziyaret edilen internet siteleri tarafından tarayıcılar aracılığıyla cihaza veya ağ sunucusuna depolanan küçük metin dosyalarıdır. Web sitemiz ziyaret edildiğinde, kişisel verilerin saklanması için herhangi bir çerez kullanılmamaktadır.

4.Çerezleri Kullanım Amacı

Web sitemiz birinci ve üçüncü taraf çerezleri kullanır. Birinci taraf çerezleri çoğunlukla web sitesinin doğru şekilde çalışması için gereklidir, kişisel verilerinizi tutmazlar. Üçüncü taraf çerezleri, web sitemizin performansını, etkileşimini, güvenliğini, reklamları ve sonucunda daha iyi bir hizmet sunmak için kullanılır. Kullanıcı deneyimi ve web sitemizle gelecekteki etkileşimleri hızlandırmaya yardımcı olur. Bu kapsamda çerezler;

İşlevsel: Bunlar, web sitemizdeki bazı önemli olmayan işlevlere yardımcı olan çerezlerdir. Bu işlevler arasında videolar gibi içerik yerleştirme veya web sitesindeki içerikleri sosyal medya platformlarında paylaşma yer alır.

Teknik olarak web sitemizde kullanılan çerez türleri aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.

Oturum Çerezleri

(Session Cookies)

Oturum çerezleri ziyaretçilerimizin web sitemizi ziyaretleri süresince kullanılan, tarayıcı kapatıldıktan sonra silinen geçici çerezlerdir. Amacı ziyaretiniz süresince İnternet Sitesinin düzgün bir biçimde çalışmasının teminini sağlamaktır.

 

Web sitemizde çerez kullanılmasının başlıca amaçları aşağıda sıralanmaktadır:

  • • İnternet sitesinin işlevselliğini ve performansını arttırmak yoluyla sizlere sunulan hizmetleri geliştirmek,
5.Çerez Tercihlerini Kontrol Etme

Farklı tarayıcılar web siteleri tarafından kullanılan çerezleri engellemek ve silmek için farklı yöntemler sunar. Çerezleri engellemek / silmek için tarayıcı ayarları değiştirilmelidir. Tanımlama bilgilerinin nasıl yönetileceği ve silineceği hakkında daha fazla bilgi edinmek için www.allaboutcookies.org adresi ziyaret edilebilir. Ziyaretçi, tarayıcı ayarlarını değiştirerek çerezlere ilişkin tercihlerini kişiselleştirme imkânına sahiptir.  

6.Veri Sahiplerinin Hakları

Kanunun ilgili kişinin haklarını düzenleyen 11 inci maddesi kapsamındaki talepleri, Politika’da düzenlendiği şekilde, ayrıntısını Bakanlığımıza ileterek yapabilir. Talebin niteliğine göre en kısa sürede ve en geç otuz gün içinde başvuruları ücretsiz olarak sonuçlandırılır; ancak işlemin ayrıca bir maliyet gerektirmesi halinde Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenecek tarifeye göre ücret talep edilebilir.

 

  • e-Devlet
  • İçişleri Bakanlığı
  • Diğer Valilikler

Valilikler

Tunceli Valiliği
Tunceli Valiliği
Tunceli Valiliği
  • VALİLİK
    Yöneticilerimiz Valilik Birimleri Tarihçe Mevzuat İl Protokol Listesi Kurumsal Kimlik İmza Yetkileri Yönergesi Etik Kurulu Vali Yardımcıları Görev Dağılımı
  • TUNCELİ
  • İLÇELERİMİZ
  • HİZMETLERİMİZ
    Hizmet Birimleri Kamu Hizmet Standartları Etik Kurulu
  • GÜNDEM
    Haberler Validen Haberler Duyurular
  • İLETİŞİM
°C
28
Mayıs2026
Parçalı Bulutlu
23
°C
5 Günlük Hava Tahmini
temizle
  • VALİLİK
    • Yöneticilerimiz
      • Vali
      • Vali Yardımcıları
        • Fikret Dağ
        • Okan YENİDÜNYA
        • Hakan ÖZNAY
        • Adem ESER
      • Kaymakamlar
        • Hüseyin Remzi KONAK
        • Hüseyin Şamil SÖZEN
        • Emrah AKDUMAN
        • Levent KÜÇÜK
        • Mehmet Anıl ÇOLAK
        • Yasin GÜRKAN
        • Yusuf Ziya YAKTI
    • Valilik Birimleri
      • Özel Kalem Müdürlüğü
      • İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü
      • İl Yazı İşleri Müdürlüğü
      • İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü
      • İdare ve Denetim Müdürlüğü
      • Hukuk İşleri Şube Müdürlüğü
      • İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü
      • Bilgi İşlem Şube Müdürlüğü
      • İdari Hizmetler Şube Müdürlüğü
      • İl İdare Kurulu Müdürlüğü
      • Açık Kapı Şube Müdürlüğü
      • Enerji Yönetim Birimi
    • Tarihçe
      • Hükümet Konağı Tarihçe
      • Görev Yapmış Valilerimiz
    • Mevzuat
    • İl Protokol Listesi
    • Kurumsal Kimlik
    • İmza Yetkileri Yönergesi
    • Etik Kurulu
    • Vali Yardımcıları Görev Dağılımı
  • TUNCELİ
  • İLÇELERİMİZ
  • HİZMETLERİMİZ
    • Hizmet Birimleri
      • İl Göç İdaresi Müdürlüğü
      • 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü
      • İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü
      • İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü
      • İl Emniyet Müdürlüğü
      • İl Jandarma Komutanlığı
    • Kamu Hizmet Standartları
    • Etik Kurulu
  • GÜNDEM
    • Haberler
    • Validen Haberler
    • Duyurular
  • İLETİŞİM

Tunceli

Tunceli’nin Çemişgezek ilçesi güneyinde yer alan Keban Baraj Gölü altında kalan Pulur (Sakyol) Höyüğünde 1968-1970 yılları arasında yapılan arkeolojik araştırmalar sonucunda elde edilen bulgular, yöreye Kalkolitik Çağda (M.Ö. 5500-3500) yerleşildiğini göstermektedir. Pulur’da bulunan Höyükte yapılan kazılarda kale görünümünde evlere, ocaklara, dibeklere, çeşitli öğütme araçlarına, çeşitli hayvan resimlerine, tunçtan yapılmış iğne ve kazma gibi çeşitli madeni eşyalara rastlanmıştır. İşuva (Hurri-Mitanni) adıyla anılan bölgede yazılı tarih M.Ö. 2200’lerde Subarrularla başlamaktadır.
 
1935 yılında çıkartılan bir yasayla Tunceli adını alan bölgenin adı Dersim olarak bilinmektedir. Dimili lehçesinde der (kapı), sim (gümüş) sözcüklerinden oluşan bir isim tamlamasıdır. Türkçeye gümüş kapı olarak çevrilen Dersim adı ile ilgili olarak M.Ö. 4. yüzyıla ait bilgiler bulunmaktadır. Yunan gezginlerinin burası için Daranis dedikleri görülmektedir. M.Ö. 519 yılında Dara (Darius) Perslere kral olunca, tarihçi Ptolemy bugünkü Tunceli’yi, Daranalis olarak kaydetmektedir. Bu isim, yüzlerce yıl kullanılmıştır.
 
Dersim adının kökeni konusunda kabul edilen başka bir görüşe göre; Dersimliler, Hazar Denizi’nin güneyindeki Pers öncesi halklardan biri olan ve Deylem bölgesinde yaşantılarını sürdüren Deylemliler’le de ilişkilendirilmektedir. Moğol işgaline kadar yurtlarını koruyabilen Deylemliler’in 1256 yılında gerçekleşen Moğol işgalinden kaçarak bugün Tunceli olarak bilinen bölgeye yerleştikleri sanılmaktadır. Dersim adının da bu halktan geldiği düşünülmektedir. Cumhuriyet’ten önceki resmi yazışmalarda kullanılan Dersim adı 1935 yılında çıkartılan bir yasayla Tunceli olarak değiştirilmiştir.Tunceli, Anadolu’da büyük bir siyasal birlik oluşturan Hitit egemenliğine girmiştir. Hititler’in M.Ö. 13. yüzyılda Tunceli yöresine hâkim oldukları anlaşılmaktadır. Tunceli, Hititler’den sonra sırasıyla Hurriler, Babiller ve Asurlar’ın egemenliği altına girmiştir. Mazgirt ilçesinde bulunan kalede yapılan araştırmalarda rastlanan çivi yazısı belgelere göre Hitit Devleti yıkıldıktan sonra bölgeye, M.Ö. 12. yüzyılda Urartular’ın egemen olduğu görülmektedir. Araştırmalark sonucunda, Mazgirt Kalesi, Bağın Kalesi ve Kaleköyü Kalesi’nin Urartulara ait olduğu anlaşılmıştır. Urartulardan sonra Tunceli, M.Ö. 7 yy’da Azerbaycan Yöresi’nde ortaya çıkan Medler’in; sonra da M.Ö. 4. yüzyılda Persler’in eline geçmiştir.
 
Bizans’ın, Sasaniler’den gelecek saldırılara karşı doğal bir kale konumunda bulunan Tunceli’ye büyük önem verdiği görülmektedir. Sasani saldırıları sonucu birkaç kez el değiştiren Tunceli, Arap ordularının 639 yılında bölgeyi fethetmesine kadar Bizans’ın egemenliği altında kalmıştır. Araştırmalar, Bizans İmparatorlarından Leon Çimişkes’in bu bölgede doğduğunu ve gençliğini burada geçirdiğini göstermektedir. İmparator olduktan sonra bugün Çemişgezek olarak bilinen köyüne yaptığı yatırımlarla “Çimişkesopolis” adıyla şehirleştirdiği söylenmektedir.
 
Anadolu Selçuklu Devleti’yle Büyük Selçuklu Devleti arasındaki egemenlik savaşını da fırsat bilen Filaletos, 1086’ya kadar bölgedeki egemenliğini sürdürmüştür. Bu tarihte Anadolu Selçuklu Devleti’nin Büyük Selçuklu Devleti’ne yenilmesi sonucu, Melikşah’ın Harput ve Dersim yöresine gönderdiği Çubuk Bey, Filaletos’u yenerek hanlığına son vermiştir. Böylece 1071’de Anadolu’ya giren Türkler, Tunceli’yi 1087 yılında egemenlikleri altına alabilmişlerdir.
Bu tarihten sonra 1243 yılında yapılan Kösedağ Savaşı’na kadar yörenin egemenliği Anadolu Selçukluları’ndadır. Ancak bu savaşta Selçuklular yenilince bölge Moğolların denetimi altına girmiştir. Bilindiği üzere Moğol istilâsı, Anadolu için tam bir yıkım haline dönüşmüştür. Bu yıkım ve felaketten kurtulan tek bölge olarak Tunceli, Moğol zulmünden kaçan Türk boylarına da sığınak olmuştur. Tunceli, 1252 yılına kadar merkezi Erzincan’da bulunan Türkmen Mengücükoğulları Beyliği’ne, sonra da sırasıyla İlhanlılar (1256-1353), Celayirliler (1340-1431), Timurlular (1370-1507), Karakoyunlular (1380-1469) ve Akkoyunlular’ın (1340-1514) egemenliği altında yaşamıştır. Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar Akkoyunluların yönetimi altında bulunan Tunceli, 1473 yılında yapılan Otlukbeli Savaşı’ndan sonra Osmanlı yönetimi altına girmiştir.
Tunceli, 1473 yılında Otlukbeli Savaşı ile Osmanlı egemenliği altına girdikten sonra, kısa bir süre Safevi hükümranlığı altına girmiştir. 1514 yılında Yavuz Sultan Selim’in Safevi’lere karşı düzenlediği Çaldıran Seferi sonrası tekrar Osmanlıların yönetimi altına alınarak Çemişgezek Beyliği’ne bağlanmıştır. Daha sonra aralarında Tunceli’nin de bulunduğu Çemişgezek Beyliği, Çemişgezek, Pertek, Sağman ve Mazgirt olarak Çarsancak’a (4 sancak) bölünmüştür.
 
Bu tarihten Tanzimat Fermanı’nın ilan edildiği döneme kadar, Tunceli’nin, Osmanlı toprakları içinde bulunmakla birlikte devletin kesin denetimi altına girmediği; denetim altına almak ve devlet otoritesi kurmak için yapılan girişimlerin de direnişle karşılaştığı görülmektedir. Padişah 3. Ahmet döneminde, İran-Osmanlı Savaşı sürerken, Çarsancak Beyleri’nin 1726 yılındaki şikâyeti üzerine, Diyarbakır Valiliği’nin, 1733 yılında, Tunceli’de düzeni sağlamak için ordu gönderdiği bilinmektedir. 1798 yılında ise bu kez Muş Sancağı Mutasarrıfı Murad’a verilen hükümle düzeni bozan aşiretlerin cezalandırılması istenmektedir.
Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte bölge önce Dersim sonra da Tunceli adıyla il yapılmıştır. Dersim ilinin merkezi, Cumhuriyet’ten önce mutasarrıflık olan Hozat’tır. 25 Aralık 1935 tarih ve 2884 sayılı Kanunla Dersim adı Tunceli olarak değiştirilmiş, geçici merkezi de Elazığ olmuştur. Yasanın ilk hazırlığında Munzur olan il adı, dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’nın önergesiyle Tunceli olarak değiştirilmiştir. Yeni kurulan Tunceli iline, Erzincan’ın Pülümür, Elazığ’ın Nazimiye, Hozat, Mazgirt, Pertek, Ovacık ve Çemişgezek ilçeleri bağlanmıştır. Tunceli il merkezi, 30 Aralık 1946 tarih ve 4993 sayılı Kanunla Hozat’tan alınarak, eskiden Kalan Kasabası olarak bilinen bugünkü yere taşınmıştır.
 
Tunceli’nin Çemişgezek ilçesi güneyinde yer alan Keban Baraj Gölü altında kalan Pulur (Sakyol) Höyüğünde 1968-1970 yılları arasında yapılan arkeolojik araştırmalar sonucunda elde edilen bulgular, yöreye Kalkolitik Çağda (M.Ö. 5500-3500) yerleşildiğini göstermektedir. Pulur’da bulunan Höyükte yapılan kazılarda kale görünümünde evlere, ocaklara, dibeklere, çeşitli öğütme araçlarına, çeşitli hayvan resimlerine, tunçtan yapılmış iğne ve kazma gibi çeşitli madeni eşyalara rastlanmıştır. İşuva (Hurri-Mitanni) adıyla anılan bölgede yazılı tarih M.Ö. 2200’lerde Subarrularla başlamaktadır.
 
1935 yılında çıkartılan bir yasayla Tunceli adını alan bölgenin adı Dersim olarak bilinmektedir. Dimili lehçesinde der (kapı), sim (gümüş) sözcüklerinden oluşan bir isim tamlamasıdır. Türkçeye gümüş kapı olarak çevrilen Dersim adı ile ilgili olarak M.Ö. 4. yüzyıla ait bilgiler bulunmaktadır. Yunan gezginlerinin burası için Daranis dedikleri görülmektedir. M.Ö. 519 yılında Dara (Darius) Perslere kral olunca, tarihçi Ptolemy bugünkü Tunceli’yi, Daranalis olarak kaydetmektedir. Bu isim, yüzlerce yıl kullanılmıştır.
 
Dersim adının kökeni konusunda kabul edilen başka bir görüşe göre; Dersimliler, Hazar Denizi’nin güneyindeki Pers öncesi halklardan biri olan ve Deylem bölgesinde yaşantılarını sürdüren Deylemliler’le de ilişkilendirilmektedir. Moğol işgaline kadar yurtlarını koruyabilen Deylemliler’in 1256 yılında gerçekleşen Moğol işgalinden kaçarak bugün Tunceli olarak bilinen bölgeye yerleştikleri sanılmaktadır. Dersim adının da bu halktan geldiği düşünülmektedir. Cumhuriyet’ten önceki resmi yazışmalarda kullanılan Dersim adı 1935 yılında çıkartılan bir yasayla Tunceli olarak değiştirilmiştir.Tunceli, Anadolu’da büyük bir siyasal birlik oluşturan Hitit egemenliğine girmiştir. Hititler’in M.Ö. 13. yüzyılda Tunceli yöresine hâkim oldukları anlaşılmaktadır. Tunceli, Hititler’den sonra sırasıyla Hurriler, Babiller ve Asurlar’ın egemenliği altına girmiştir. Mazgirt ilçesinde bulunan kalede yapılan araştırmalarda rastlanan çivi yazısı belgelere göre Hitit Devleti yıkıldıktan sonra bölgeye, M.Ö. 12. yüzyılda Urartular’ın egemen olduğu görülmektedir. Araştırmalark sonucunda, Mazgirt Kalesi, Bağın Kalesi ve Kaleköyü Kalesi’nin Urartulara ait olduğu anlaşılmıştır. Urartulardan sonra Tunceli, M.Ö. 7 yy’da Azerbaycan Yöresi’nde ortaya çıkan Medler’in; sonra da M.Ö. 4. yüzyılda Persler’in eline geçmiştir.
Bizans’ın, Sasaniler’den gelecek saldırılara karşı doğal bir kale konumunda bulunan Tunceli’ye büyük önem verdiği görülmektedir. Sasani saldırıları sonucu birkaç kez el değiştiren Tunceli, Arap ordularının 639 yılında bölgeyi fethetmesine kadar Bizans’ın egemenliği altında kalmıştır. Araştırmalar, Bizans İmparatorlarından Leon Çimişkes’in bu bölgede doğduğunu ve gençliğini burada geçirdiğini göstermektedir. İmparator olduktan sonra bugün Çemişgezek olarak bilinen köyüne yaptığı yatırımlarla “Çimişkesopolis” adıyla şehirleştirdiği söylenmektedir.
Anadolu Selçuklu Devleti’yle Büyük Selçuklu Devleti arasındaki egemenlik savaşını da fırsat bilen Filaletos, 1086’ya kadar bölgedeki egemenliğini sürdürmüştür. Bu tarihte Anadolu Selçuklu Devleti’nin Büyük Selçuklu Devleti’ne yenilmesi sonucu, Melikşah’ın Harput ve Dersim yöresine gönderdiği Çubuk Bey, Filaletos’u yenerek hanlığına son vermiştir. Böylece 1071’de Anadolu’ya giren Türkler, Tunceli’yi 1087 yılında egemenlikleri altına alabilmişlerdir.
Bu tarihten sonra 1243 yılında yapılan Kösedağ Savaşı’na kadar yörenin egemenliği Anadolu Selçukluları’ndadır. Ancak bu savaşta Selçuklular yenilince bölge Moğolların denetimi altına girmiştir. Bilindiği üzere Moğol istilâsı, Anadolu için tam bir yıkım haline dönüşmüştür. Bu yıkım ve felaketten kurtulan tek bölge olarak Tunceli, Moğol zulmünden kaçan Türk boylarına da sığınak olmuştur. Tunceli, 1252 yılına kadar merkezi Erzincan’da bulunan Türkmen Mengücükoğulları Beyliği’ne, sonra da sırasıyla İlhanlılar (1256-1353), Celayirliler (1340-1431), Timurlular (1370-1507), Karakoyunlular (1380-1469) ve Akkoyunlular’ın (1340-1514) egemenliği altında yaşamıştır. Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar Akkoyunluların yönetimi altında bulunan Tunceli, 1473 yılında yapılan Otlukbeli Savaşı’ndan sonra Osmanlı yönetimi altına girmiştir.
Tunceli, 1473 yılında Otlukbeli Savaşı ile Osmanlı egemenliği altına girdikten sonra, kısa bir süre Safevi hükümranlığı altına girmiştir. 1514 yılında Yavuz Sultan Selim’in Safevi’lere karşı düzenlediği Çaldıran Seferi sonrası tekrar Osmanlıların yönetimi altına alınarak Çemişgezek Beyliği’ne bağlanmıştır. Daha sonra aralarında Tunceli’nin de bulunduğu Çemişgezek Beyliği, Çemişgezek, Pertek, Sağman ve Mazgirt olarak Çarsancak’a (4 sancak) bölünmüştür.
Bu tarihten Tanzimat Fermanı’nın ilan edildiği döneme kadar, Tunceli’nin, Osmanlı toprakları içinde bulunmakla birlikte devletin kesin denetimi altına girmediği; denetim altına almak ve devlet otoritesi kurmak için yapılan girişimlerin de direnişle karşılaştığı görülmektedir. Padişah 3. Ahmet döneminde, İran-Osmanlı Savaşı sürerken, Çarsancak Beyleri’nin 1726 yılındaki şikâyeti üzerine, Diyarbakır Valiliği’nin, 1733 yılında, Tunceli’de düzeni sağlamak için ordu gönderdiği bilinmektedir. 1798 yılında ise bu kez Muş Sancağı Mutasarrıfı Murad’a verilen hükümle düzeni bozan aşiretlerin cezalandırılması istenmektedir.
Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte bölge önce Dersim sonra da Tunceli adıyla il yapılmıştır. Dersim ilinin merkezi, Cumhuriyet’ten önce mutasarrıflık olan Hozat’tır. 25 Aralık 1935 tarih ve 2884 sayılı Kanunla Dersim adı Tunceli olarak değiştirilmiş, geçici merkezi de Elazığ olmuştur. Yasanın ilk hazırlığında Munzur olan il adı, dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’nın önergesiyle Tunceli olarak değiştirilmiştir. Yeni kurulan Tunceli iline, Erzincan’ın Pülümür, Elazığ’ın Nazimiye, Hozat, Mazgirt, Pertek, Ovacık ve Çemişgezek ilçeleri bağlanmıştır. Tunceli il merkezi, 30 Aralık 1946 tarih ve 4993 sayılı Kanunla Hozat’tan alınarak, eskiden Kalan Kasabası olarak bilinen bugünkü yere taşınmıştır.
https://www.tccb.gov.tr/
https://www.icisleri.gov.tr/
https://www.turkiye.gov.tr/
https://www.cimer.gov.tr/
 

Bizi Takip Edin

  • Resmi Gazete
  • İlan Portalı
Adres: Atatürk Mahallesi 15 Temmuz Şehitler Bulvarı Tunceli Türkiye Mail: tunceli@icisleri.gov.tr
Tel: 0428 213 33 02-03-04
 
Sizlere daha iyi hizmet verebilmek için sitemizde çerezlere yer veriyoruz 🍪 Çerez politikamız hakkında bilgi edinmek için tıklayınız
  • Erişilebilirlik Menüsü (Ctrl + y)

    Erişilebilirlik Menüsü Ctrl + y ile açılır
  • Metni sesli okur
  • Metin satırları arasındaki boşluğu artırır
  • Bağlantıları renkli arka planla vurgular
  • Metin boyutunu artırır
  • Tüm metni sola hizalar
  • Daha büyük bir imleç kullanır
  • Okumayı kolaylaştırmak için yatay bir kılavuz ekler
  • Okuma alanını vurgulamak için maske ekler
  • Disleksi dostu bir yazı tipi uygular
  • Renk kontrastını artırır
  • Renk doygunluğunu kaldırır
  • Renk doygunluğunu azaltır
  • Renk doygunluğunu artırır
  • Tüm resimleri ve arka plan resimlerini gizler
  • Tüm erişilebilirlik ayarlarını sıfırlar.